Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

tarihi eser kaçakçısı mısın, bu ne şiddet gülüm? /// şiir

bilinmezliğe yol alıyorsun anladık dediğin her şeyi de harfiyen yaptık edindiğin bilgileri de başkasına satmadık yine mi yaranamadık ? nehirde yol alan kanoyu durdurmak mıydı amaç o zaman durma bütün kötülüklere yol aç madem sayısı giderek azalanlardan olmuş bağlaç kafamı elime attım yine geldi saç kontrol etmeyi alışkanlık haline getirmişsin belli bunu sana kim söyledi? değişmez bazı şeyler gibi, üçgenin şekli bu karşındaki adam her şeye karşı tekti tarihi eser kaçakçısı mısın, bu ne şiddet gülüm ? madem yaklaşıyor, bizde karşılarız hoş geldin ölüm al sana biraz nezaket dersi, bitsin bu zulüm ne zaman çözülecek meraktayım, çok övündüğün düğüm..

Kendine sakla kusursuz yargılama yeteneğini.

Güneş doğuyor, bir süre havada kalıyor, ardından da sessizce batıyor. Hayat ilerliyor, herkesin bir koşturması var. Amaçlar, zorunluluklar, işlevsellikler ve ötesi... Kimse arkasına bakmak zorunda değil. Düzen bunu gerektiriyor. Toplumlar yanılgıları ile övünürken, bir başkası ortaya görüş atıyor. Kurtuluşun o olduğunu iddia ederken aslında ne kadar yanlış bir virajda olduğunu dile getiremiyor. Eriyen mumun akışkanlaşmasını, aşağı doğru sıcak parçalar bırakmasını kimse engelleyemiyor.  Gökyüzüne baktığında ne görüyorsun ? Bulut varsa bulut, güneşliyse hava sarı bir parıltı, gündüzse mavilik, geceyse simsiyah bir tabaka. Hiç kendini gören oldu mu gökyüzünde ? Bir nebze olsun, sadece bir nebze kendimizi görebilseydik bu gökyüzünde birazcık mutlu olurduk. Mutluluk paylaştıkça çoğalır. Tek başımıza belli bir süre mutlu kalabiliriz. Gün gelir birisi teorem üretir, mutluluk bireyselleşir. Seni mutlu eden, seni karamsarlıktan alan her şeye iyi bak. Sen iyiliğe layıksın, yaşama amacın b

Bitmeli mi dertlerimiz ve daha ötesi?

Kendine itiraf edemediğini, başkasına dile getirme bence. Yukarıdaki cümleden yola çıkarak hayatın tüm karmaşasını da çözebilirsiniz. Sadece çok kısa bir süre bir araya gelen iki insan arasında en fazla ne gibi bir çekim olabilir? Onu ilk gördüğümde yoğun şeyler yaşadım. Bu yoğunluk belki de elimin altındaki bütün zenginliği, beni o kötü günlerden çıkartan çıkış yolunu benden uzaklaştıran bir yoğunluktu. Şimdilerde o tutunduğum yol, benimle ve yaşantımla dalga geçer bir halde. Aşkmış, sevgiymiş bunların hepsi içimde öldü. Son bir darbesi daha vardı bu yolun. Belki de içinden ufak ama bana yetecek bir şey çıkartacağım o yoğunluğu, benim için yasaklı madde haline getirdi. Alabileceği maksimum intikam buydu zaten. Bir kaç adım sonra, kendimi müşterisi sayacağım o güzel pasta dükkanı, şimdilerde yediğim pasta midemi ağrıttığı için "gidilmemesi gereken mekanlar" listesine dahil oldu. Tek bir hareketi ile, tek bir hırsı ile. Tabii ki o dükkanla alakamın devam etmesi, o dükkanın

Bireysel güzellikler dünyası

Akıp giden zaman.. Bizi bir o kadar sessizleştiren gökyüzü... Algılarımıza ihanet eden değişkenlikler... Sonrasında ben yine o meydanda kaldım. Her şeyin başladığı yer olması gereken meydanda. Tek bir sorun vardı, hiç bir şey başlamadı. Başlamasaydı yine iyiydi, sinyal bile vermedi. Kurtuluşa giden kestirme yolun olmadığını kesin bir dille haykırmak gibi.. Ensemizde bir şaplak gibi, aniden gelen hızlı bir tren.. Üzerimize doğru ve hızlıca. Ne kadar savunabilirsin değerlerini, seni önemsemeyen bu dünyaya karşı. Karşındaki kırmızı ışıktan ibaret ve yeşile dönme konusunda bazı çelişkileri var. Sus ve karanlığı hisset, seni kaplayacak ve seni yok edecek olana

Bazı insanlar hep kalsın istersiniz..

Sinirlerime hakim olamadığım bir başka gece daha. Ömür boyu sürecek bir sinir değil, kişiye veya olaya.. Ancak birisi bir hata yapar ve o hata anınızı mahvedebilir. Siz de kontrol etmek için kendi zihninizi epeyce yorarsınız. Kontrol edemezsiniz, uzun uğraşlarla yaptığınız evi tek çelsede yıkarsınız. Konumuz bu olmasa da, önemli bir detayı olduğunu hissettirmek lazım. Bir tabak düşünün, üstünde ufak tefek yiyecek maddeleri. Ne kadar da önemsiz görünüyor. Ama bu tabağı size, en beklemediğiniz kişi hazırlayınca bütün siniriniz geçer. Mersinliyle ilk tanıştığımda hiç bir şekilde bir gelecek görmedim. Yani ne bileyim benim için sıradan bir arkadaş olacaktı. Whatsapp grubu eşliğinde samimileşme sürec oldu. Uzaktan çok iyi bir insan olarak lanse edildi bana. Zaten eve çıkma kararı alındığında en çok güvendiğim kişi de o olmuştu. Tabii ki bir insanı ne kadar tanırsanız o kadar kötü. İlla ki Mersinliyi de inine girene dek o kadar da iyi tanımıyormuşum. Başlarda evin troll adamıyken, on

Şıpıdık Kokarca !!

şıpıdık öldürmeli -meli -meli -meli.. Önceki karamsar yazıma inat bu neşeli yazımı yazmak istedim. Bir çizgi film gibi gözükse de, bana "çılgın korsan jack" adlı hayatı öğreten insana teşekkür borçluyum. Evet evet evet.. büyütülecek bir şey değil. Ama benim açımdan hoş bir şey oldu. Penceremizi basitleştirecek bir yaklaşım. Bana takılan ismin, "lapacı" olması kadar mükemmel aslında. Bir karakteri tanıyorsunuz ve bu karakter size benzetiliyor. Daha önce bu kadar onure edilmemiştim. "Bunu size korsanlık içgüdüleriniz mi söylüyor kaptancım?" Bütün üzüntülerime ve çaresizliğime rağmen gülümsemek güzel aslında bir çok şeyden daha güzel. Ayrıca Özge Ertal adındaki hayatımın çiçeği bana mention atmışken bu hayat daha sevilesi hale geliyor. Umarım görürüm şarkılarını güzel insan. tüm güzellikerin ve iyiliğin adına asla umudunuzu kaybetmeyin derim ne kadar uygularım ? 

Galiba batıyoruz.

"illa ki zamanı gelir, sen sabretmesini bil." Neyin ne zaman olacağını kestiremezsiniz. Geleceği göremez ve hakkında sadece temennide bulunabilirsiniz. İyi temenniler veyahut karamsar çukurlar. Her şey beynimizde olup biterken izleyici kalmak... Benim için özetlenebilecek tek şey, doğru zamanın ve doğru anın yaşanmasını beklemek olacaktır. Önümde belki de bu şansı yakalamak için zaman kalmamış da olabilir. Yarını ve ötesini düşünerek yaşamak zorunda kaldım. Bu hayatın belki oyunu, belki de hak ettiğim bir mevzuydu. Ama yarınlar ve daha sonrası artık muallak bir olay. Eğer yırtarsam bu durumdan, evet o ufacık delikten kafamı çıkartıp kendimi atarsam dışarı. Doğru zamanın da, doğru anın da yakınımda olduğunu biliyorum. 1 ay önceki hayat duruşumla, şu anki şu saniyeler içindeki tavrımı uzaktan yakından birleştiremezsiniz. Evet bir batış var, gemi de su alıyor. Henüz sipariş ettiğim kova da gelmedi ama umut varsa illa ki devamı vardır. Bir beden olarak, bir ruh olarak hay

Özlüyorum...

eski kavramına gitgide yaklaşan bir dostuma birkaç sözüm vardı bunu da buraya yazayım bari.. unutma ki benim bütün paylaşımım seninleydi. beraber izlediğimiz her video, anlattığım her hikaye, yaptığım bütün şakalar ve sonrasında senin yüzündeki tebessüm. itiraf edemiyorum ama sana ihtiyacım var hem de fazlasıyla. sen benim tek çıkış yolumdun. şimdi soğuk bir memlekette medeniyetin bize kazandırdığı şeylerle uğraşıyorsun. bana ayıracak vaktin ne kadar sorgulanır bilinmez. seni çok özlediğimi söylemem gerekiyor bu kısımda. sesini duymak bile yeterdi aslında, tek bir mesajına mecbur kalmasam. yine doğum günün gelse, ben yine sana uzun bir mesaj atsam. yine önümde otursan, bütün ders seninle uğraşsam. sinirli olduğun günler beni terslesen, bağırsan. her saniyesi, birlikte geçirdiğimiz anların her saniyesi benim için özlem parçası. şimdi o videoları tek izliyorum, o hikayeleri kendime anlatıyorum ve o şakaları başkalarına yapıyorum. çünkü sen yoksun. en azından soyut olarak. o kadar d

Bir bütün olarak yalnızlık

Zor geçen günlerimizin tek sığınağı paylaşımdır. Paylaşım o kadar ince bir şey ki, en ufak yanılgıda büsbütün bir felaket haline gelebilir. Gelebilir çünkü bazen de ortak kurtuluş noktalarının bütünlüğüdür. İşte tüm bu noktalar sonsuzluğun simgesi olmakla kalmayıp bizim yaşamımızı simgeler. Bu şarkıdaki Debrah Scarlett'a öldüğümü belirtmeliyim. Sunum olayları ile uğraşırken bloga yazamadım demek isterdim ama bu koca bir yalan olurdu. Vakitsizlik diyip geçiştireceğim. Lakin zamanın ötesinde kaybolmasını istemediğim tek şey blogum olsa gerek.  Speaking sınavları her zaman baş ağrıtıcı olmuştur. Gerçi benim gibi biri için sorun teşkil etmiyor zaten ingilizce biliyorum zaa Bugün de kısa tutuyorum.Çünkü yazacak vaktim yok dediğim gibi. Siz bide beni sonra görün zaaaaa Sevgilerle.

Tavşanlar da depresyona girer.

Upuzun bir süredir yazmamışım. Gerçekten dile kolay tam 5 gün.. Yazmamakla kalmamış, her gün girip hiti kontrol etmişim. Kapitalist düzen beni de esir aldığına göre sıradaki şiirleri en güzel kaybedenlere yazalım. Anne ağlamaktan, baba ekonomiden yorgundu  Abi çok içkiden, abla ODTÜ'den mezundu  Birkaç yıl tutuklu kaldı, hala avukat arıyorlar  Memleketteki dayıları da çiçekçilikten yatıyorlar Eksiliyorum blog.. Günden güne her saniye daha da eksiliyorum. Beni hayata bağlayan şey karşımdaki annemin resmi. Sadece gözlerinin içine bakabiliyorum. Anlamı kalmayan yaşamıma farklı bir pencere yükleyemiyorum. Ne kadar dayanırım, ne kadar anlarım bu durumu bilmiyorum. En nefret ettiğim şeydir bilmemek. Bilmemek eyleminin her türlüsüne karşı bir mesafem var. Bu konuda net olduğum kadar dinamiğimdir de. Çareleri tükenmişse barışın, durmayın devam edin ateş etmeye herkes ölene dek. Yeterince duygusallaştık gelelim konularımıza.. Hala hala hala yalnızım ve manitom yok.

Bütün yazı türlerine özgürlük..

Bu blogda sadece yazı yazacağımı düşünüyordum. Kendimi şarkı sözü yazarken bile buldum. Sağ olun var olun 1000'i geçen ziyaretçi sayım. Kendimi pohpohlamayı sevmesem de bunu başarı olarak sayıyorum. Hello Haters !!! Sözüm ona tüm canlıların özgürlük anlayışı farklıdır. Bunu beş dakikalık gözlemle bile anlarsınız. Bir örneği de kendim gösteriyorum. Özgürlük gerektiğinde yalnız kalmaktır, gerektiğinde ise grubun en sevilen üyesi olmaktır. Ben diğer seçeneği özgürlük olarak göremediğimden olsa gerek pek gruplara takılmıyorum. Forum'da inen bir zihniyetten de fazlasını beklemiyorum. Odamdaki kocaman ufo bana bakarken de yazmak pek adil gelmiyor. Adamlar öyle bişi yapmış ki, aletin ayağı yere basmayınca sönüyor. Ben böyle troll görmedim. Saatlerce yakamadım makineyi.  Bana faşist diyen zihniyete selam olsun. 

mini şarkı /// dolabıma selam olsun

eşyalarımı toplayalı uzun zaman olmadı tavırların dışında değişen bir şey de gitmemi dört gözle beklersen ben iki gece daha kalırım anahtarı bırakıyorum bir daha gelmemi bekleme benden terliklerimi de bavuluma koydum bir daha gelmemi bekleme benden faturaları da öderim belki bu sana yapabileceğim en büyük iyilik aslında ışığı pek yakmazdım söylesene daha ne yapayım dolabıma selam olsun çünkü beni en iyi anladı senin yapamayacağın türde çünkü beni en iyi onayladı yemek yapmayı unutma aç kalmanı istemem daha doğrusu zayıflamanı çünkü ben seni böyle sevdim gidiyorum. anahtarı bırakıyorum bir daha gelmemi bekleme benden terliklerimi de bavuluma koydum bir daha gelmemi bekleme benden ---bestesiz zannediyorsunuz o yüzden anlamlı gelmiyor..--- iyi geceler

Goodbye to yesterday

Why didn't you wake me up? I'm pretty sure I would have told you to stop, let's try again and say goodbye Goodbye to yesterday Hissizlik bağımsız bir mücadele hareketi mi olsaydı da, bu kadar derinde olmasaydı. Kimi düşünürler bunun soyutsallığı konusunda polemikler yaşadılar. Biz de asla hak ettiğimiz değeri alamadık. Tüm olgulardan ve geri kalan herşeyden. Şimdilerde insanları aşağılamak, onları hor görmek moda. Eşitlik yanlısı penguenler bile şu an demokrasi ararken kimse söz etmesin adaletten. Gökhan'ım geldi Kocaeli'den kaldı da 3 gün. O kadar iyi geldi ki, insanın cidden sevdiği arkadaşları olması iyi birşey. Ayrılmayalım diye ümit ediyorum. Bugünlerde kardeş bulmak zor. Daha önce bahsettiğim iki karşı cins örneği gibi. Bir tanesi fotoğraflarıma dahi tahammül edemezken, bir tanesi ise varlığımdan habersiz yaşıyor. Keşke yanımda olsalardı, yanımda olmasalar bile iletişm halinde kalsaydık. Günümüz çılgınlıklarından bir tanesi işte ne bekl

samimiyet sinyalleri /// 1.bölüm

-işbu hikayede her ne kadar ingilizce isimler kullanılsa da, evrensel bir hikayedir. türkiyede geçebileceği gibi moritanya'da da geçebilir veya trinidad ve tobago.. seçim size kalmış. olaya ve iyiliğe odaklanın sevgiler.- "güzellik bir olgu değildir.  şekilden şekile de girebilir.  tıpkı senin bana bakışın gibi  kalbimi delip geçebilir." Yeryüzündeki hiç kimse bu iki kişinin bir araya geleceğine ihtimal vermezdi. Kimilerine göre bu bir rastlantı bile değildi. Kimileri ise rastlantının bu kadar ciddi bir kuvvet olduğunu kabullenemeyecek kadar bencillerdi. İşte o gün, tam da o gün bu rastlantı gerçekleşti. İki farklı karakter bir araya geldi. Ters yönlere giden iki karakter.. Sarılmayı gözünde milyarlarca ışık yılı ötede zanneden bir erkek bünye ile, doğruluk ve dürüstlük ile yeterince sınanan feminist bakış açılı dişi bünye..Tam da yüzlerce insanın bir arada dolaştığı büyük meydanda...Bir tarafta yere düşürdüğü anahtarını arayan uzun boylu ama cesareti kısa ada

Virallerden doğan variller.

Bunu bir gün başlık yapacağımı bende biliyordum. Şoke olmuş gibi davranmayın. Sadece kuracağım cümlelerden ders çıkarın. Çünkü her ders yeni bir geri sayımdır özellikle benim için. Üniversite adlı bilim kültür camiasında ara bitince sürekli saydığım saniyeler gibi davranıyorum bazen. Geçmek bilmiyorum. Günün şarkısından özetle küfrü basıp uzaklaştım işte. Ama soyut küfür siz cahiller anlamazsınız. Hani sözlü değil, duygusal küfür. Yine aforizmalarımla neşe kaynağı oluyorum. Saat dört buçuğa geliyor. Bu yazdığım en geç yazı. Selamlar ve sevgiler diyorum. Yazıyı bitirmiyorum yeni başlıyorum. Gelelim meselenin en başına, cumartesi akşamını kahvede okey oynarak geçiren bir kalp ne hisseder sizce bu saatlerde ? Açıkçası olay yerinden bildiriyorum; "nothing". ve gerisi de kabuksuz kaplumbağa gibi önemsiz ve estetik olmayan.  Neden bilmiyorum Şebnem Ferah dinlerken buldum kendimi. anonim chat sitesinde bir insanla konuşurken aklıma geldi. aklıma gelen zamansız şeyler l

defter /// 3

Anlatamıyorum Ağlasam sesimi duyar mısınız, Mısralarımda; Dokunabilir misiniz, Gözyaşlarıma, ellerinizle? Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel, Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu Bu derde düşmeden önce Bir yer var; biliyorum; Her şeyi söylemek mümkün; Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum; Anlatamıyorum. Masallara inandım, hep kandım Kaybettim zamanı Değiştim, yanıldım. Bildiğim her şey yalan Talan olmuş benim olan Akan zaman zarar ziyan dolmuş Sahte dünyamda Güneş örttüm üstüme Bulutlar çizdim kendime Işıkları yaktım Söndürmeyin. Güneş yine paramparça Belki huzur dolar yarınlar Nedenini bende söyleyemem Avunmayla dolmuş karınlar.. Bir kez olsun sarıl sevdiğine Ne olacağını umursama Umursama Güzellikle olmuyor ise At kendini herhangi bir yere Bilerek, isteyerek Biliyorum, anlamsızlığı da  Anlamlı bileşikleri de Karışık bir ormanda Bilirler senin ne olduğunu Gözlerindeki aşkı  Ritmi ve diğerlerini

Hangi aşktan bahsediyorsun dalgalı saçlım?

Taylor Swift her zaman tatlı bulduğum bir şarkıcı olmuştur. Özellikle de şu klibinde; Özellikle gözlüklü halleri beni öldürmektedir. Sanırsınız ki bayan gözlük ama bilmezsiniz be.  We are never ever ever getting back together – Asla ama asla yeniden bir araya gelmeyeceğiz, We are never ever ever getting back together – Asla ama asla yeniden bir araya gelmeyeceğiz, You go talk to your friends, talk to my friends, talk to me – Sen kendi arkadaşlarınla konuşursun, benim arkadaşlarımla, benimle But we are never ever ever ever getting back together – Ama asla yeniden bir araya gelmeyeceğiz. Adama ayar verirken bile bir tane benim saykopatım. Saykopat ne bu arada emreden öğrendim ankaralı değiller mi yeni yeni şeyler öğretiyorlar sürekli. Buna bir başka örnek de dostum dostum şekilleri. Şarkımızı paylaştığıma göre yazıma başlayayım. Aslında yazıya şarkıyı paylaşarak başlamış oldum ama hedefim ve inançlarım sizi şaşırtmaya yönelik olduğu için bu konuda yüzünüzde şaşkınlık ifad

Amaçsız olmama rağmen haddinden uzun yaşadım.

Kimi sevdim kimi dövdüm.. Kimden dayak yedim.. Otobüs bekler gibi senden haber bekledim.. Bugünkü yazıma Kaan Boşnak ile başladım. Araya birkaç gün girmiş. Ne kadar üzüldüğümü size anlatmak isterim ama zaten tahmin ediyor olmalısınız. Hayatta bazı şeyleri kabullenmek gerektiği gibi, bazı şeyleri de aşmak gerekiyor. Annesizliği nasıl aşıyorsak, fazlalıkları da aşmalıyız. Bir fazlalık örneği olarak uçkuru geniş baba örnek verilebilir. Lakin elden bir şey gelmeyince gönülden de sadece olumsuzluklar dökülüyor. Gıdacı dediğim kız tamamiyle bir felaket çıktı. Zaten bunu bekliyordunuz. Ki bende bekliyordum ki yine yine yine eş değerde olduğum bir insan beni aşağılamayı denedi. Ne yazık ki bundan da dersler çıkartarak "10 adımda yalnızlık" kitabıma farklı içerikleri ekleme yolunda pek engelim kalmadı. Felaket öyle değil böyle olur tarzı bir yazı stili ile tabii ki.  ADÜ yemekhanesindeki U şeklindeki kuyruğun Biraz uzarsa N şekline geleceğini fark ettiğim için, derhal

hikaye /// üstünlük göstergesi

-gözünün tam altına yediği yumrukla zihninde oluşan öfke ve sinir paradoksu rehin almıştı iradesini. Karşılık verecek gücü bulamadı. Yere baktı sanki yerde kurtarıcı bir asa var gibi. Zaten yere bakmaktan başka seçeneği yoktu. Kafasını kaldırdığı an yiyeceği ikinci bir yumruk, zaten azalarak yok olan baskıcı rejimini demokrasiye çevirecekti. Başka bir plan üzerinde yoğunlaşmak istedi. Tüm kalbiyle kaçmayı istedi. Kaçamadı.. Karnının gurultusu, beynine biraz geç yansısa da, yemek yemenin olağan bir eylem olduğu kanısı sardı tüm damarlarını. Adımlarını sıklaştırarak yemekhaneye doğru yöneldi. Yanında arkadaş diyebileceği birisi yoktu, belki bir tanıdıktı. Gözlemlerine ve değerlerine ne kadar uygun olduğu saatlerce süren bir sempozyumda da tartışılabilirdi. Usulce sıraya girdi. Tanıdık diye nitelendirdiği insanla sohbet etti. Sohbet etmeyi saniyelik eylem olarak görenlere inat süreyi olabildiğince uzun tuttu. O kadar ilginçti ki elinde tepsiyle masaya oturduğunda bu eylem hala devam ed

Sistematik düşündüm ve kaybettim..

Hayallerimizin düşüşü şaşalı olsun isterim her zaman. Büyük bir düşüş, anlamlı bir düşüş. Kimi hayaller de gerçek olur sonrasındaki felakete haberci olmak için. Evet yine yolun sonundayım. Kendi benliğimin, kendi enerjimin. Finali Hero klibindeki gibi yapacağım.                                         Hayallerimin aşkını buldum triplerine girmiyorum. Epey bir zaman da girmem herhalde. Ama güzel bir kızla tanışmayla, iyi bir kızla tanışma arasındaki o şanslı noktayı vurmuş olabilirim. Tabi ki o nokta etrafındaki sayısı doğruyu ve sayısız atom parçasını göremeyecek olmanın verdiği tatlı hüzün boşluğu da cabası. Teoride mükemmel bir ilişkinin pratikte rezalet ilk adımı. Hayatımda hiç Kore dizisi izlemedim. Birileri için izleme fikrine de hep karşı oldum. Ve gerçekçi olursak karşınızdaki kişinin hoşlandığı şeyleri yapmak seksiliğin yeni adı değil. Hoşlandığı kişi mi ? Buraya kesinlikle bir çizgi atmak zorundayım. Tanışılmak istenen kişi, ama mesajlara isteksiz cevap yazan tür

Ne tarafa düşeceğime karar vermeliyiz?

It's not like it is in the movies.  There's not a great big spurt of blood and you go flying backwards. The impact isn't spread over a wide area. It's tightly focused so there's little or no energy transfer. You stay still and the bullet pushes through. You're almost certainly going to die, so we need to focus. I said, "Focus!" Günlerdir hastayım, halsizim ve bitkinim. Gıda zehirlenmesi diyorlar. Gıda zehirlenmesine inanmazdım bana göre birkaç kötü şeyden biriydi ve hiç mantıklı değildi. Ayrıca bloguma sıkıldığım için değil de hasta olduğum için yazamamam içime su serpiyor. Bu blog devam edecek yav.. Girişi de İngilizce yaptım Sherlock'dan en favori sahnemin giriş repliği.. Bir nevi kendime söylüyorum bu cümleleri farz edin. Meraklıysanız araştırın, umrunuzda değilse okumayın... .Görselini paylaştığım şahıs Jim Moriarty.. Sherlock'da yarı kurgusal yarı daimi romana uygun kötü karakter ama ciddi bir karakter. Adamın şaşırma

Göreceli kavramlar malikanesi

Işınlanmak bir rüya değil de, hayatımızın odak noktası olsaydı, eminim ki bir çokları kendini kara deliklere ışınlardı.. Yemek tarifimi umarım beğenmişsinizdir, hatta gecenin körüne uygulama peşinde olan yürekleri sezebiliyorum. Uzaydan geldiğinize göre yorgun olmalısınız diyorum ve şarkımı paylaşıyorum.. Son Feci Bisiklet ile tanışmamı sağlayan kişi şu an benden nefret ediyor büyük olasılıkla, diğerleri gibi.. Ne mutlu bana.  Adam güzel söylüyor yalan değil. Sözleri hoşuma giden şarkılar silsilesinden bir örnek diyelim. 08:30 dersim var ve ben hala uyanığım.. Saat hakkında ipucu vermeyeceğim ama anlamsız bir saat.  (liseli değilim. üniversiteliyim. üniversite.) Aniden doğan güneş Nasıl da ruha eş Yolculuk nereyeydi uzaylı kardeş? Bilirim bu yolu Ve yorgun olduğunu Bu arada merak ediyorsunuzdur. Bir bayan ile tanıştım. Sadece tanıştım. Aydın'da tanıştığım ve sohbet etme fırsatı bulduğum üçüncü bayandır herhalde. Manita avcılığı yapmak istemezdim ama ci

yemek tarifi evreni /// 1 /// sigara böreği

En içten sevgilerimle herkese merhabalar. İlk kez bir yemek tarifi vereceğim bu blogta.. Beklentileriniz çok olmasın tabi, hayal kırıklığı yaşayacaklar bb. Eğer siz de öğrenci evinde kalıyorsanız ve hazır yemek sizi bunaltıyorsa çok kolay bir yemek tarifi vereceğim. Sigara Böreği !! Uzaktan kolay gözükse de, cidden kolay bi yemek türü. Öğrenciler ve yemek öğrenmek isteyen çılgınlar hazır mısınız ? Malzemeler : -Üçgen veya normal yufka. (BİM adlı mekandan üçgen yufka alırsanız uğraşmazsınız..) -Sucuk -Kaşar -Sıvı yağ -Tava -Ateş Sucuklu ve kaşarlı yapıyorum ben genelde, sizde yapın bence maliyeti 15 lira falan malzemelerin. 5 kişi doyduk gerisini siz hesap edin Malzemeler beyle BİM'den alınma.. Poşetten çıkarılmış halleri.. beyle beyle doğruyoruz.. beyle beyle sarıyoruz  böyle böyle de kıvırıyoruz sara sara en sonunda sigara gibi oluyor tavaya yağ döküp böyle atıyoruz alt tarafı bu hale gelince çeviriyoruz,

Nükleer Reaksiyon Gösteren Kız..

"İnsan, insan olduğu kadar var. Yoksa kim hatırlardı çoktan göçenleri.." Ne yaptığımı ben bile bilmiyorum. Bir yanım kahve köşelerindeyken, bir yanım kendimi yarım bıraktığım yerde kaldı. Tünelin ucu gözükmüyor, daha ne kadar yol var hiç bir navigasyon  söylemiyor. Bu ikilem değil de nedir? LGBT viralimi de yaptığıma göre, güzel bir selam verebilirim size. Sonuçlarına katlanarak rol aldığı vasat tiyatro oyunu tutan şaşkın oyuncu gibi gülümsüyorum. Gülümsemeyi deniyorum. Alt kattaki kızlardan birisi telefonla konuşuyor, duyuyorum her kelimesini o da galiba bir boşlukta. Herkesin boşluğu kendine banane.. Yeni insanlarla nasıl tanışılır acaba? Bu konuda düşünmek istiyorum bazen ama kendime o kadar da acımam yersiz. Başlangıç noktasında olabilirim ama eksilere düşmedim bilin istedim. Facebook adlı batı ahlaksızlığı sitesinde öneriler kısmında çok takılmaya başladım. Ama yanlış adama yanlış kişileri öneriyorsun be ZuckyBoy..(ZuckyBoy = Mark Zuckenberg = Facebook Kuruc

Dengesel sıkıntılar..

şaşırmak gereksiz bence bir çoğu tecrübesiz genellemeye tabi tutulmuşlar hakaretler yersiz. bilirsiniz ki onlar zaten evsiz sonra karşınıza dikilir keyifsiz amerika'dan önce bulunmuşlar. haydi şimdi eleştir. tüm geçmişini  fayda yok sen kaybolmuş bir kutup yıldızısın kendine faydan yok ki yol gösteresin "şarkıyla alakalı pek cümle kurmak istemiyorum, zaten dinleyince gerekli analizi yaparsınız." Kaybettiğimiz dakikaları aradığımız yerlere başka bir bakış açısıyla yaklaşsak bence daha mutlu bir toplum olurduk. Toplum fayda ister, toplum özveri ister. Toplum sevgi vermez, toplum tolerans göstermez... Belki başka bir yalnızlık şarkısında yine beraber ritim tutmayı isterdim. Kullanacağım cümleler kimisini rahatsız ederken, kimisini bir boşluğa sürükleyebilir. Belki bir macera, belki bir aksiyon. Adını kim koyarsa koysun. Bu konuda pek yorum yapmak istemiyorum. Zaten ne demek istediğimi tahmin etmişsinizdir. Şaka gibi..Bir hafta old

defter /// 2

tam zamanında yoruldu eleştirilere illa ki bozuldu sığındığı limandan kovuldu hedefteki oydu kendi kendine sordu niye böyle oldu çizgisini korudu esas karakteriydi sorunlu yalnız kalmaktan korktu ve yalnız oldu neşesi kayboldu böylesine umutlu bir yerde oturdu kulaklığı bozuldu dedi ki "keşke yalnız kalmasaydım.."  "defterde şoke eden özge ertal virali.." Greetings from Fairbanks! This is the last you shall hear from me Wayne. Arrived here 2 days ago. It was very difficult to catch rides in the Yukon Territory. But I finally got here. Please return all mail I receive to the sender. It might be a very long time before I return South. If this adventure proves fatal and you don't ever hear from me again I want you to know you're a great man. I now walk into the wild. -Alex. There is a pleasure in the pathless woods,  There is a rapture on the lonely shore,  There is society, where none intrudes,  By the deep s