Kayıtlar

su alıyor geleceğim /// şiir

senle alakalı tek şeyi merak ediyorum ne zaman geleceğini, ne zaman seni göreceğimi beni bekletme artık, eriyorum kurtaracaksan kurtar geleceğimi tanışmayı bekliyorum  fazlaca ümidim yok  yüz dereceye ulaştım artık kaynıyorum. ölmüyor lakin mikroplar sayıları çok su alıyor geleceğim  ne kova yeter ne büyük bir ambar de artık bana "geleceğim" demedi deme yakında bu adam batar.

Bir türlü bitmiyor çilem..

Her akşam ama her akşam bir sıkıntıyla uykuya dalmak. Her akşam seni en çok yıkan şeyleri düşünmek. Hele ki günün iyi geçtiyse... Bir türlü toplayamadım kendimi sevgili blog. Her an yanımda bir sıkıntı taşıyorum. Ambalajından çıkarmamaya özen göstersem de geceleri beni ezip geçiyor bu sıkıntı, ertesi sabah yine paketliyorum ama nafile.. içime işlemiş. Benim kime ihtiyacım var?

neden böyle olamadık ? /// şiir

herkes bir anlam yükledi baharına, sıcağına.. biz ise bomboş bir tren gibiydik, öylece baktık yolumuza hiç düşünmedik ne yolcuyu, ne yolu neden böyle olamadık ? neyi almadık yanımıza güzel günler ne kadar yakındaysa ben o kadar uzaktaydım sana çık süpür kalbinin önünü neden böyle olamadık ? nasıl giremedim kanına gişelerden para atmadan geçmiş gibisin beni de benim gibileri de kandıramazsın kaldım bi başıma neden böyle olmadık ? sen koca kafalı bi manyaksın

Gözlerimi açıp kapadığımda senenin bittiğini fark ettim.

Kulağa ne kadar basit gelse de, öylesine bir sezon geçirmediğimi düşünüyorum. Sezon finalini henüz çekmedim ama son dakika olayı yaşamazsam, heyecanlı başlayıp monoton giden bir perdesini daha yaşamış olacağım hayatımın Yargılarımı tek tek tuğla haline getirip, inanması güç bir duvar haline getirmeyi düşünüyorum. Hatta bu şekilde yeni bir ev, yeni bir şehir, yeni bir gezegen bile kurabilirmişim hissiyatı var. Karışıklığın içinde bu kadar molekül bırakıp giden uzay gemimden hepinize kucak dolusu sevgiler. Size ne düşündüğümü söylemek isterdim ama zaten tahmin etmişsinizdir. Bir adım daha atıyorum mor gezegene.. sevgilerle

Bir bulvardan diğer kulvara..

Çok çok çok çok uzun zaman sonra uzun yazı yazayım dedim. Yazacak bir şeyim cidden olmuyor. Birazcık üşengeçlik de olabilir ama temel sebep yazacak şey olmaması. Üzüntünüzü anlıyor ve gülümsüyorum. Seküler yalnızlık diye bir kavram atmışlar ortaya, herkes de sahiplenmiş arka çıkmış. Çocuğuna isim düşüneni bile gördüm bu konuda. İster inkar edin ister kabullenip twitter da belirtin. Herkes boş yaşıyor, dolu ölüyor. Genç ölmek numara değil, önemli olan vaktinde ölmek. Misyonunu tamamladığınızı düşünüyorsanız buyrun.. Size bu konuda neler düşündüğümü söylemek isterdim ama zaten tahmin etmişsinizdir. İlerleyen günlerde, epey bir şey anlatacağım kendi iç dünyamla ilgili. Şimdilik bu burada kendini hatırlatma ögesi olarak kalsın. Hatırlatmaları pek sevmem, hatırlanan olmak istemem. Söylesene ben neyim Isabel ? sevgilerle

ortada bir kötü hal göremiyorum /// şiir

nesine aldandın bu herifin be kızım yetişemiyor sana stalk hızım bana sorsaydın eğer kendi mezarımı da kendim kazdım yanlış anlama beni rüzgardan etkilenen birini soramadım sana affet niye ödemedin ki vergini tatlı niyetine göz diktin bana ben ana yemek olmak isterdim sana konuşması kolay arkamdan biraz da yüzüme ağla korkma, ben yine teselli ederim bundan önceki jenerasyonlar gibi

Çözümü bildiğin soruyu da yanlış işaretle de tamamlayalım başarsızlığımızı

Eksik değilim boşuna heveslenme, inan bana bu kadar fazla olmamıştım. Kendi kendime yazdığım, sildiğim her şey gibi bu da yanılgıdan ibaret inan. Sen benim için ayna falan değilsin, sen benim için ışık kaynağı hiç değilsin. Sen benim olsa olsa kalbimdeki çıkış yolunun mültecisisin. Seni öldüremiyorum, seni kovamıyorum ama seninle yaşamayı da öğrenemiyorum. Söylesene bana benim için yaşam nedir, yaşamak nedir? Tahmin ettiğim gibisin, söyleyemezsin. Söyleyebilseydin bu kadar ilgi çekici olmazdı. Gitmen gereken yer cehennemin dibi. Bunu temenni olarak algılama, anayasa olarak algıla. Benim hak ve adalet anlayışım olarak algıla. Çünkü senin yüzündeki o habersiz gülümseme daha da büyüyor ve ben kahroluyorum. Delirmedim merak etme, delirmek için yeterince tecrübem var, ayrıca bunu kontrol edecek tecrübem de var. Deli olan sensin, habersizliğin ve boş bakışların. Şurada iki dakika öfke kusturmayacak kadar boşsun.